Dosya Sorgulama  
 
HABERLER
Apostil ve İlgili Konular -08 Ağustos 2008
 Apostil ve İlgili Konular -08 Ağustos 2008

Apostil, bir belgenin gerçekliğinin tasdik edilerek başka bir ülkede yasal olarak kullanılmasını sağlayan bir belge onay sistemidir. Apostil’in kuralları 6 Ekim 1961 tarihli Lahey Konvansiyonuyla tespit edilmiştir. Apostil kuralları yalnızca Lahey Konferansı’na üye veya taraf devletler arasında geçerlidir.

Bu belge onay sistemiyle ilgili üye veya taraf devlet tarafından saptanan yerel bir merci, bakanlık, vb. bir kuruluş, belgenin gerçek olduğunu onaylayarak, başka bir üye veya taraf ülkede 6 Ekim 1961 tarihli Lahey Konvansiyonunda belirlenen kurallar çerçevesinde kullanılması için yasal hale getirirler.
Apostil tasdiği gerçekleştirilen belge, Lahey Konferansının tüm üye ve taraf devletlerinde geçerli bir belge olarak kabul edilir.

Bir Apostil belgesinin bileşenleri:

Apostillerde ana başlığın Fransızca olarak “Apostille (Convention de La Haye du 5 Octobre 1961)” şeklinde yazılması zorunludur. Bir apostil belgesi aşağıdaki unsurlardan oluşur;

--Belgenin düzenlendiği ülkenin adı,
--Belgeyi imzalayan kişinin adı,
--Belgeyi imzalayan kişinin sıfatı,
--Belgeye basılan mührün ait olduğu makamın adı,
--Tasdik edildiği yer,
--Tasdik edildiği tarih,
--Apostili düzenleyen makam,
--Apostil numarası,
--Apostili düzenleyen makamın mührü veya kaşesi,
--Apostili düzenleyen yetkilinin imzası.

"Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılmasına Dair 5 Ekim 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi" 16.9.1984 tarihli ve 18517 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak ülkemiz açısından 29.09.1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anılan sözleşmenin 1. maddesinde Apostil Şerhinin. "Akit Devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer bir Akit Devlet ülkesinde kullanılacak olan resmi belgelere" uygulanacağı öngörülmektedir. Anılan sözleşmeye taraf ülke vatandaşlarının kendi ülkelerinde düzenlettikleri sözkonusu belgeleri taraf olan diğer ülkelerde doğrudan kullanmaları, bu suretle işlemlerde külfetin azaltılması, kolaylığın ve süratin sağlanması amaçlanmaktadır.
Anılan sözleşmede, sözleşmenin amaçları bakımından, aşağıda yeralan belgelerin
resmi belge sayıldığı belirtilmektedir:

A) Apostil Şerhi konacak resmi belgeler:

a) "Savcı, zabıt katibi veya adliye memuru tarafından verilmiş belgeler de dahil olmak üzere, devletin bir yargı organına veya mahkemesine bağlı makam veya görevli memur tarafından düzenlenmiş olan belgeler,
b) İdari belgeler,
c) Noter senetleri,
d) Kişilerce özel sıfatla imzalanmış belgeler üzerine konulmuş olup belgenin kaydının
veya belirli bir tarihte mevcut olduğunun ve imzaların doğruluğunun resmi makam ve noterlerce tasdiki gibi resmi beyanlar" dır.

B)Aynı maddeye göre sözleşmenin uygulanamayacağı, diğer bir deyişle, Apostil tasdiği yapılamayacak    belgeler:

a) “Diplomasi veya konsolosluk memurları tarafından düzenlenmiş belgeler,
b) Ticaret veya gümrük işlemleriyle doğrudan ilgili olan idari belgeler" dir.
 
3) Sözleşmenin 6. maddesi uyarınca "Her Akit Devletin, Apostil Şerhini vermek üzere yetkili kılınan makamları belirlemesi, bunlarda değişiklik olduğunda da keyfiyeti Hollanda Dışişleri Bakanlığına bildirmesi" gerekmektedir.

4) Sözleşmenin 9. maddesinde "Her Akit Devlet, işbu Sözleşmede tasdik bağışıklığının öngörüldüğü hallerde kendi diplomasi veya konsolosluk memurlarınca tasdik işlemi yapılmamasını sağlamak üzere gerekli önlemleri alacaktır" denmekte ve usulüne göre Apostil Şerhi uygulanmış bir belgenin başkaca bir tasdiğe gerek olmadığı belirtilmektedir.

5) Anılan Sözleşme metni ile sözleşmeye taraf olan ülkelere ait güncel liste ile her bir ülkede Apostil Şerhi koymaya hangi makamların yetkili olduğuna dair bilgilere, "http://www.hcch.nct/e/status/index.html" adresinden ulaşılması mümkün olmaktadır.

Danimarka Vatandaşlarının Türkiye‘de Gayrimenkul Edinmesi -02 Eylül 2008

 

Danimarka Vatandaşlarının Türkiye’de gayrimenkul edinmesi öncelikle bir ‘Oturma İzni’ne sahip olmaları şartına bağlanmıştır. Oturum İzni için ise ilk olarak ilgili Kaymakamlığa bir dilekçe ile başvurmak gerekmektedir.

 

Dilekçede neden Oturum İzni talebi yapıldığı açıkça belirtilmeli ve bir adres gösterilmelidir. Bu adres daha sonraki aşamalarda yapılacak ‘Polis Soruşturması’nda kullanılacaktır. Başvuru sırasında bir Kira Sözleşmesinin varlığı ise aranmamaktadır. Aslında dilekçede bir adres göstermenin pratikte çok faydası yoktur; çünkü genelde yabancılar başvurudan sonra ülkelerine dönmektedirler. Dilekçede adres göstermenin başvuruya ne şekilde bir etkisi olacağı konusunda değişik görüşler vardır; Polis bunun başvuruyu olumsuz etkilemeyeceğini söylerken Kaymakamlık Görevlileri ise tam aksi fikirdedirler.

 

Başvuru dilekçesine Kaymakamlıktan şerh alındıktan sonra, başvuru sahibinin kendisi ilgili Yabancılar Polisi Şubesine bunu iletmelidir. Polis bu dilekçeyi kayda aldıktan sonra en yakın Yabancılar Sicil Müdürlüğüne gönderecektir.

 

Polise dilekçe ile birlikte verilmesi gereken belgelere gelince:

— Başvuru sahibinin 8 adet vesikalık fotoğrafı,

— Pasaportun fotoğraflı sayfasının ve Türkiye’ye Giriş Mühür’ünün olduğu sayfaların fotokopileri,

— Başvuru sahibinin maddi durumunu ve gelirini gösteren Banka Kayıtları, Kredi Kartı Fotokopileri, Döviz Makbuzları gibi belgelerin fotokopileri.

 

Burada Polis’in görevi ilgili Yabancılar Sicil Müdürlüğü’ne belirtilen dokümanları göndermektir. Daha sonra Polis Başvuru Sahibi’ne randevu alması için ilgili Müdürlüğün telefonunu verecektir. Randevudan sonra kabul halinde ‘Oturma İzni’ genelde bir hafta içinde elde edilmektedir. Ancak yoğunluğa  bağlı olarak bu süre bir hafta ile doksan gün arasında değişebilir.

 

Yabancılar Polisi’ndeki işlemlerden sonra hazırlanan belgeleri başvuru sahibinin kendisi ilgili Yabancılar Sicil Müdürlüğüne iletmesi durumunda bu süreç biraz daha hızlı tamamlanabilir. Danimarka Vatandaşları vizelerinin sona ermesinden en az bir hafta önce bu başvuruyu yapmalıdırlar. Danimarka Avrupa Birliği üyesi olduğu için beş yıl süreli ‘Oturma İzni’ almaları mümkün olmaktadır.

.

Gayrimenkul Satışlarından Elde Edilen Kazançların Vergilendirilmesi -23 Ağustos 2008

Gerçek Kişiler Tarafından Elde Edilen Kazançların Vergilendirilmesi:

Gayrimenkullerin, ticari bir organizasyon dahilinde yapılmamak ve devamlılık arz etmemek koşuluyla, satılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı olarak vergilendirilmektedir.

Gayrimenkul satışından doğan kazancın değer artış kazancı olarak vergilendirilmesi için;

 

q       01.01.2007 tarihinden önce edinilmiş gayrimenkullerin dört yıl; 01.01.2007 tarihinden sonra edinilmiş gayrimenkullerin beş yıl içinde elden çıkarılmış olması,

 

q       Elde edilen kazancın, elde edildiği yıl için belirlenen istisna tutarını aşması

gerekmektedir.

 

Bu durumda, 01.01.2007 tarihinden önce iktisap edilen gayrimenkullerin dört yıl, bu tarihten sonra iktisap edilenlerin beş yıl geçtikten sonra elden çıkarılması halinde elde edilen kazanç, tutarı ne olursa olsun, değer artış kazancı sayılmaz ve bu gelirler için beyanname verilmez, vergi ödemesi söz konusu olmaz. Bunun gibi, elde edilen kazanç satışın yapıldığı yıl için tespit edilen istisna tutarını aşmıyorsa yine beyanname verilmez.

 

4 ve 5 yıllık sürenin hesaplanması:

 

q       Satın almada iktisap tarihi tapuya tescil tarihidir.

q       Kooperatif ortaklıklarına tahsis edilen gayrimenkuller, tahsis tarihinde(örneğin “kura çekiminde) iktisap edilmiş sayılır.

q       İnşa edilen gayrimenkullerde yapı kullanma belgesinin alındığı tarih geçerlidir.

q       Arsa karşılığı daire alanlarda inşaatın tamamlanıp yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarih esastır.

q       Cebri icra ve şuyun izalesiyle satın almada tapuya tescilden önce, resmi işlemlerin tamamlanmasıyla iktisap gerçekleşir.

q       Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile teslim alınarak kullanılmaya başlanan gayrimenkullerde iktisap tarihi taşınmazın tasarruf hakkının, tapuya tescil edilmeden önce,  mükellefe bırakıldığı tarihtir.

 

Değer Artış Kazancının Hesaplanması

 

Elde edilen kazancın vergilendirilmesinde safi kazanca ulaşırken, elden çıkarma nedeni ile alınan paradan, ayni olarak veya para ile temsil edilebilen her türlü menfaatten, elden çıkartılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile satıcının yüklendiği gider, vergi ve harçlar indirlir.

 

Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere DİE tarafından belirlenen ÜFE artış oranında arttırılarak tespit edilir. Ancakbu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının %10 veya üzerinde olması gerekmektedir.

 

 

 

 

Buna göre gayrimenkulün satış kazancı hesaplanırken:

 

q       Gayrimenkulün alış bedeli gayrimenkulün elde bulundurulduğu süreye bağlı olarak ÜFE artış oranında yükseltilir.

q       Yükseltilen(endekslenen) maliyet bedeli ile satış dolayısıyla yapılan masraflar, satış bedelinden çıkartılır.

q       Ortaya çıkan kazanca o yıl için belirlenen istisna miktarı uygulanır (2008 için değer artış kazancı istisnası 6.800.YTL)

q       İstisna düşüldükten sonra kalan tutar, gelir vergisine tabii olacak. Gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilir.

q       Gelir vergisi “Gelir Vergisi Tarifesi”ne göre hesaplanır.

 

GELİR  VERGİSİ   TARİFESİ.

(G.V.K. MADDE:103)

 

 

2008 TAKVİM YILI (G.V.K. MADDE:103) GELİR VERGİSİ TARİFESİ
 (ÜCRET GELİRLERİ DAHİL)

7.800 Yeni Türk Lirasına kadar

% 15

19.800 Yeni Türk Lirasının 7.800 lirası için 1.170 YTL, fazlası

% 20

44.700 Yeni Türk Lirasının 19.800 lirası için 3.570 YTL, fazlası

% 27

44.700 Yeni Türk Lirasından fazlasının 44.700 lirası için 10.293 YTL, fazlası için

% 35

 

 

 

 Şirket Tarafından Elde Edilen Kazançların Vergilendirilmesi:

 

Gayrimenkul satışının ticari bir organizasyon halinde, devamlılık arz eden biçimde yapılması durumunda elde edilen kazanç ticari kazanç olarak vergilendirilmektedir.

 

Diğer taraftan;

 

q       Gayrimenkulün en az iki tam yıl şirketin aktifinde kayıtlı olması,

q       Şirketin Kurumlar Vergisi mükellefi olması

q       Gayrimenkul ticareti ile uğraşılmaması

q       Gayrimenkulün satış suretiyle devir ve tesliminin yapılması

q       Satıştan doğan kazancın beş yıl süre ile ayrı bir fon hesabında gösterilmesi ya da sermayeye ilave edilmesi

şartlarının birlikte gerçekleştiği durumlarda şirketler satıştan doğan kazancın yüzde beşi kadar Kurumlar Vergisi ödemektedirler. Bu kazancın KDV’si ise hiç ödenmemektedir.

 

* Taşınmaz ticareti ile uğraşan kurum tüzel kişilerde ise istisna, koşulları saklı kalmak kaydıyla, ticari faaliyet amacı dışında bulunan taşınmazların satışında uygulanmaktadır. (şirket merkez yönetim binasının satışı v.b.)  

 

 

Oturma ve Çalışma İzni -04 Eylül 2008

 

Oturma İzni:

Oturum İzni için ilk olarak ilgili Kaymakamlığa bir dilekçe ile başvurmak gerekmektedir.

 

Dilekçede neden Oturum İzni talebi yapıldığı açıkça belirtilmeli ve bir adres gösterilmelidir. Bu adres daha sonraki aşamalarda yapılacak ‘Polis Soruşturması’nda kullanılacaktır. Başvuru sırasında bir Kira Sözleşmesinin varlığı ise aranmamaktadır. Aslında dilekçede bir adres göstermenin pratikte çok faydası yoktur; çünkü genelde yabancılar başvurudan sonra ülkelerine dönmektedirler. Dilekçede adres göstermenin başvuruya ne şekilde bir etkisi olacağı konusunda değişik görüşler vardır; Polis bunun başvuruyu olumsuz etkilemeyeceğini söylerken Kaymakamlık Görevlileri ise tam aksi fikirdedirler.

 

Başvuru dilekçesine Kaymakamlıktan şerh alındıktan sonra, başvuru sahibinin kendisi ilgili Yabancılar Polisi Şubesine bunu iletmelidir. Polis bu dilekçeyi kayda aldıktan sonra en yakın Yabancılar Sicil Müdürlüğüne gönderecektir.

 

Polise dilekçe ile birlikte verilmesi gereken belgelere gelince:

— Başvuru sahibinin 8 adet vesikalık fotoğrafı,

— Pasaportun fotoğraflı sayfasının ve Türkiye’ye Giriş Mühür’ünün olduğu sayfaların fotokopileri,

— Başvuru sahibinin maddi durumunu ve gelirini gösteren Banka Kayıtları, Kredi Kartı Fotokopileri, Döviz Makbuzları gibi belgelerin fotokopileri.

 

Burada Polis’in görevi ilgili Yabancılar Sicil Müdürlüğü’ne belirtilen dokümanları göndermektir. Daha sonra Polis Başvuru Sahibi’ne randevu alması için ilgili Müdürlüğün telefonunu verecektir. Randevudan sonra kabul halinde ‘Oturma İzni’ genelde bir hafta içinde elde edilmektedir. Ancak yoğunluğa  bağlı olarak bu süre bir hafta ile doksan gün arasında değişebilir.

 

Yabancılar Polisi’ndeki işlemlerden sonra hazırlanan belgeleri başvuru sahibinin kendisi ilgili Yabancılar Sicil Müdürlüğüne iletmesi durumunda bu süreç biraz daha hızlı tamamlanabilir.

Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşlarının beş yıl süreli ‘Oturma İzni’ almaları mümkün olmaktadır.

Masraf Listesi: (Miktarlarda değişiklik olabilmektedir)

*1 senelil Oturma İzni Harcı.........456,40 YTL

*Tek Giris Vize Harcı....................152,40 YTL

*Envanter Harcı..............................70,00 YTL

Yukarıda belirtilen ücretlerin Vergi Dairesine yatırılması gerekmektedir. Yabancı Çalışma İzni için şahsen başvurusunu yapmalıdır. Vekil ile temsil mümkün olmamaktadır.

 

Çalışma İzni:

Çalışma İzni almak Oturma İznine göre daha çok zaman ve masraf alan bir işlemdir. Bunun nedeni ise başvuruların Ankara’daki ‘Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yapılması ve bir işverenin Çalışma İzni isteyen kişi için ‘İş İsteği’ talebi yapması gerekliliğidir. Başvuru bir dilekçe ile yapılır ve bu dilekçeye eklenmesi gerekli belgeler ise Çalışma İzni isteğinin niteliğine göre değişiklik arz eder. Bunlara ek olarak bakanlığa başvuru sahibi için bir de ‘Özgeçmiş’ gönderilmelidir.

 

  Türkiye‘deki Yabancıların İkamet ve Seyahat Özgürlüğü Kapsamında Çalışma Hakkı -15 Mayıs 2008

Birkaç konuda getirilmiş istisna dışında yabancının Türk Anayasa’sı uyarınca temel hak ve özgürlükten eşitlik esası uyarınca yararlanması söz konusudur. Ancak girişi, yasalarda belirtilmiş şartlara ve sınırlamalara tabi olan yabancı, bunu bir hak olarak talep edemez. İdarenin yasalarda yazılı şartların ve sebeplerin yerine getirilmiş olup olmadığı konusunda bir takdir hakkı vardır. Red gerekçesinde ileri sürülen nedenlerin gerçek olmaması veya olayda biçimsel bir hata olması hallerinde ilgilinin red kararının iptal edilmesi için İdari Yargı’ya başvurma hakkı vardır.

Türkiye’ye gelip de bir aydan fazla kalmak isteyen yabancılar, bu müddet bitmeden yetkili makamlara başvurarak ikamet izni almak zorundadırlar. Kanun, yetkili makamların verecekleri izin belgesini “ikamet tezkeresi” olarak adlandırılmıştır. Bu belgeyi vermeye yetkili makam emniyet makamlarıdır. Bir aydan az bir süre kalacak yabancılar için böyle bir mecburiyet yoktur.

Türkiye’ye çalışmak maksadıyla gelen yabancılar da geldikleri tarihten itibaren bir ay içinde ve çalışmaya başlamadan evvel ikamet izni almak zorundadırlar.

Yabancıların İkamet ve Seyahatleri Hakkındaki Kanun (YİSHK) md. 9 uyarınca, bir Türk vatandaşı ile evli olup olmadığına bakılmaksızın tüm yabancılar için beş yıla kadar ikamet izni verilmesi esasını getirmiştir. Beş yıllık sürenin daha kısa veya uzun olmasında İçişleri Bakanlığı’nın takdir hakkı mevcuttur ve bu hakkı Dışişleri Bakanlığı’nın görüşünü alarak karşılıklılık ilkesinin varolup olmamasına göre kullanır.

Süre bitiminden sonra, ikamet tezkerelerini yenilemek isteyenler sürenin bitiminden itibaren 15 gün içinde yetkili makamlara başvurarak yenisini almak zorundadırlar. Aynı şekilde ikamet izin belgelerini kaybedenlerin de yetkili makamlardan yeni bir belge alması gerekmektedir.

YİSHK md. 13’e göre; ikamet sahibi yabancıların Türkiye’ye dönmek üzere yurt dışına çıkmaları ve ikamet süresi bitmeden dönmeleri halinde bu kişilerin Türkiye’ye girişi için vize aranmayacak ikamet tezkerelerini ibrazları yeterli olacaktır.
Ayrıca, yabancı devletlerin elçilik ve konsolosluk memurları ve onların aileleri hariç tutulmak üzere, ikamet değiştiren yabancıların bunu 48 saat içerisinde çıktıkları veya gittikleri yerdeki polis ve jandarma karakoluna kendilerinin veya başkalarının vasıtası ya da mektup yolu ile bildirme zorunlulukları vardır.

YİSHK15. madde uyarınca; yabancı devletlerin elçilik ve konsolosluk memurları ve onların aileleri hariç, Türkiye’de serbest ya da başkalarına bağlı olarak çalışan yabancılar, durumu işe başladıktan itibaren 15 gün içinde ikamet ettikleri yerin polis ve jandarma karakoluna bildirmek ve ikamet tezkeresine kaydettirmek zorundadırlar. Bu kişileri istihdam eden gerçek veya tüzel kişiler ise yabancının işe başlamasından itibaren en çok 15 gün içinde en yakın polis veya jandarma karakoluna bir beyanname vermek zorundadırlar. Bu beyannamede, ilgili yabancının adı ve soyadı, vatandaşlığı, mesleği, ikamet tezkeresinin tarih ve sayısı, ikametgah adresi, gördüğü iş ve aldığı ücret belirtilir. YİSHK’ da belirtilmiş istisnai muamelelerden yararlanan yabancılar ise özel durumlarının sona erdiği günden itibaren bir ay içerisinde genel hükümlere tabi olurlar.

Yabancıların çalışma izni için başvurularını yapacakları makam, yurt içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iken yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti temsilcilikleridir. Yurt dışındaki temsilciliklere yapılan başvurular doğrudan Bakanlığa iletilir. Meğer ki yurt içinde çalışacak yabancı öğrenim amacı dışında herhangi bir amaçla gelmiş olsun ve en az altı ay süreli ikamet tezkeresi mevcut ve süresi sona ermemiş olsun. Ayrıca çalışma izni başvurunun ön koşulu dış temsilciliklerden çalışma vizesi alınarak ülkeye giriş yapılmasıdır. Çünkü turistik amaçla veya çalışma vizesi dışındaki bir vize ile gelen yabancıların çalışma izni için başvurularının yurt içinde yapılması mümkün değildir.

Faaliyette bulunan şirket, şube ve irtibat büroları kapsamında istihdam edilecek yabancıların çalışma izinlerine ilişkin usul ve esaslar “Doğrudan Yabancı Yatırımlarda Yabancı Uyruklu Personel İstihdamı Hakkındaki Yönetmelik” ile düzenlenmiştir. Doğrudan yabancı yatırım alanlarında çalışacak kilit personel statüsündeki yabancıların da yani şirketin üst yönetiminde ya da yürütme pozisyonunda çalışan, şirkette denetleme görevi yapan, şirkete yeni personel alma ve işten çıkarma gibi alanların en az birinde çalışan veya bu konularda yetki sahibi olan şirket ortağı, yönetim kurulu başkanı ve üyesi, genel müdür, müdür ve yardımcıları, şirketin sunduğu hizmet, yönetim, araştırma, veya teknikleri hakkında bilgi sahibi kişi, irtibat bürolarında, yurt dışındaki ana şirket tarafından kendi adına yetki belgesi düzenleyen yabancıların da, çalışma izni için gerekli başvuruyu vatandaşı olduğu Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine yapması yanında çalışma vizesi almaları zorunludur. Ancak Yönetmelik md 10 uyarınca, yabancı kilit personelin çalışma izin belgesini almasından itibaren en geç 90 gün içinde çalışma vizesi için talepte bulunması, ülkeye giriş yaptığı tarihten itibaren 30 gün içinde ise İçişleri Bakanlığına başvurarak ikamet tezkeresi alması zorunludur. Meğer ki öğrenim amacıyla vize verilmiş olmayan yabancının en az altı ay süreli ikamet izni ve çalışma izni olsun; bu takdirde Yön. md. 9/2 uyarınca, yabancı kilit personelin Türkiye’nin dış temsilciliklerinden çalışma vizesi alması koşulu aranmamaktadır.

Çalışma izninin verilmesi veya uzatılması, Türkiye’nin taraf olduğu ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe; yabancının ikametgah ve çalışma izni süresi ile, hizmet akdinin ve işin süresine göre, belirli bir işyeri veya işletmede ve belirli bir meslekte ancak bu işe münhasır kalmak kaydı ile iş piyasasındaki durum, çalışma hayatındaki gelişmeler, istihdama ilişkin sektörel, coğrafi ve ekonomik konjonktür değişikliği de göz önüne alınarak mümkün olacaktır.

Türkiye’de Yat Limanı İşletmeciliği ve Yat Sektörü -18 Ağustos 2008

Yat Limani İşletmeciliğinin başlangıcı Türkiye’de 1970’lere kadar gider. İlk yat limanı 1976 inşa edildi ve bugün birçok Marina’yı işleten ünlü Setur firmasınca işletildi. Bunu Bodrum ve Kuşadası marinaları izledi.Özel sektör bu alane el atıncaya kadar Yat Limanı İşletmeciliği Devlet eliyle yürütüldü. Türk Hükümeti bu alandaki hükümranlığını uzun yıllar boyunca devam ettirdi. 2634 numaralı ‘Turizmi Teşvik Kanunu’nun 1983 yılında yürürlüğe girmesi ile bu market tamamen Özel Sektör’e açılmış oldu ve sonrasında ise çok büyük gelişme gösterdi. Yatırımcılar arasındaki rekabet büyük bir gelişme ve canlılığı beraberinde getirdi. Bugün İstanbul-Ataköy Marina dünya çapında ondokuzbin marinadan sadece yirmi yedisine layık görülen ‘Beş Altın Çıpa’ ödüllü bir kuruluştur. Bu marketteki gelişmeyi daha iyi anlamak için rakamlara bakmak yerinde bir hareket olacaktır. Bugün Türkiye’de Yat İşletmeciliği sektörü 2.5 milyar dolarlık bir markettir. Yine Turizm Baknalığının kayıtlarına göre ‘Yat İşletme Belgesi’ olan yatların toplam yatak kapasitesi beş bin olup bu belgeye sahip olmayan yatların yatak kapasitesi ise otuz bin civarındadır.

 

Bu sektörde yatırımın maliyeti ne kadardır?

 

Özellikle son beş yılda birçok güçlü grup bu gelecek vaat eden sektörle yakından ilgilenmeye başladı ve pastadan paylarını almak için aktif birer oyuncu haline geldiler. Bunun sonucu olarak ortalama yatırım maliyeti bugün yirmi milyon dolar civarındadır.

 

Yat İşletmeciliği Nasıl ve Neden yatırımcılar için iştah kabartan bir sector haline dönüştü?

 

Akdeniz çanağında her yıl yaklaşık olarak altı yüz elli ile yedi yüz bin arasında yat seyahat etmektedir. Türkiye ise, kıyılarının tüm doğal güzelliğine rağmen, tüm bu trafiğin ancak binde yedisi’ne hizmet sunabilecek kapasitededir. Diğer yandan Fransa ve İspanya gibi Batı Akdeniz Ülkeleri ise büyük kapasitelere sahip olmalarına rağmen artık doluluk noktasına erişmiştir. Tüm bunlar Türkiye’yi ve özellikle Bodrum’u tüm dünyadaki yatçıların ilgisinin ağırlık merkezi haline gelmesine yol açmıştır. Tüm yukarıda açıklanan nedenlere binaen, yatırımnlardan büyük gelirler ümit eden yatırımcılar için Türkiye’de Yat İşletmeciliği gelecek vaad eden bir sektöre dönüşmüştür.

 

Türkiye’de Yat İşletmeciliği Yatırımını düzenleyen Yasa ve Gereklilikler nelerdir?

 

Bu alan 1983 yılında yürürlüğe giren 2634 sayılı ‘Turizmi Teşvik Kanunu’ ile düzenlenmiştir. Bu kanun ile öngörülen hükümlerin uygulanması amacı ile 18125 sayılı ‘Yat Turizmi Yönetmeliği’ çıkarılmış olup 4 Ağustos 1983’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu yönetmeliğe göre Turizm Bakanlığı’ndan alınacak ‘Turizm Yatırım Belgesi’ ile her gerçek ya da tüzel kişi Yat İşletmeciliği yapabilir. Yine aynı yönetmeliğe göre gerek Devlet ve gerekse Özel Sektör tarafından inşa edilmiş olan Yat Limanları ‘Turizm Yatırım Belgesi’ sahibi gerçek ya da tüzel kişilerce işletilebilir.

Yat Limanları’nın alt yapı, üst yapı ve fiziksel özellikleri; bunların sınıflandırılması; buralarda kimlerin çalışması gerektiği ve bunların yetkileri gibi bir çok konu yine bu Yönetmelik’le düzenlenmiştir. Yönetmeliğin üçüncü bölümünde ‘Yat Limanı İşletmeciliği’ kavramı ve bu İşletmeciliğin kapsamı tariff edilmiştir.

 

Yabancı Yat İşletmeleri Türkiye’de Yat İşletmeciliği yapabilirler mi?

 

Evet. Turizm Bakanlığından alınacak izin ile Yabancı Yat İşletmeleri Türkiye’de üç yıla kadar işletmecilik yapabilirler. Bakanlık gerekli gördüğü takdirde bu izni uzatabilir. Türkiye’deki hizmetleri ve temsilleri ise ‘Yat İşletme Ruhsatı’ (A ya da geçici A) bulunan bir Seyahat Acentası ya da bir Türk Yat İşletmesi aracılığı ile yapılacaktır. Bu durumda temsilci Seyahat Acentası ya da Yat İşletmesi ilgili Kanun ve Yönetmelik’lerle belirlenmiş kurallara uygun olarak işletmecilik yapmaktan sorumlu olacaklardır.

Önemli Not! Türkiye’de Türk kanunları uyarınca kurulmuş olan şirketler bir Türk şirketi olarak kabul edilirler.

 

Türk karasularında dolaşan bir yabancı yata ilişkin olarak yasal düzenlemeler nelerdir?

 

Türkiye’ye yatları ile giriş yapan yabancılar, bir Yat Limanı ya da Yat Çekek Bölgesi’ne kışı geçirmek ya da tamir ve onarım maksatları ile iki yıla kadar demirleyebilirler ve ülkeyi herhangi bir başka ulaşım aracı ile terk edebilirler. Bu durumda Yat Limani ya da Yat Çekek Bölgesi müdüründen alınacak bir belge ile yerel Gümrük Müdürlüğü’ne gidilerek yabancı yatçının pasapartu üzerine durumu açıklayıcı işlem yaptırılabilir. Bu yatların Türkiye’de kalış süresi, sahipleri tarafından en az iki yılda bir kere kullanılmak şarti ile hiçbir izine tabi olmaksızın beş yıla kadar uzayabilir. Beş yılın dolmasından sonar ise süreyi uzatmaya Bakanlık yetkilidir.

 

Yabancı yatlar Türk limanları arasında ticari faaliyetlerde bulunabilirler mi?

 

Hayır. Kabotaj Kanunu Türk limanları arasında yük ve yolcu taşıma gibi ticari faaliyet haklarını sadece Türk yatlarına tanımıştır. Ancak, yabancı yatlar tur, spor ya da turizm amacı ile yabancı ya da Türk misafir Kabul edebilirler.

 

Yabancılara Mülk Satışı -12 Nisan 2008

YABANCI BİREYSEL YATIRIMCILARIN, YABANCI ÜLKELERLERDE KURULMUŞ TİCARET ŞİRKETLERİNİN  ve YABANCI YABANCI YATIRIMCILARIN TÜRKİYE’DE KURDUKLARI TİCARET ŞİRKETLERİNİN  TÜRKİYE’DE GAYRİMENKUL EDİNİMİNE İLİŞKİN KURALLAR YASALAŞTI

Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi 2006/35 E., 2007/48 K. sayılı kararıyla yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkede, bu ülke kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe haiz ticaret şirketlerinin ülkemizde taşınmaz ediniminin düzenlendiği Tapu Kanunu’nun 35. maddesinin birinci fıkrası ile yedinci fıkrasında geçen bazı ibarelerin iptaline karar vermiş ve bu iptal kararının Resmi Gazete yayımlanmasından itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetmişti. Bu iptal kararı dolayısıyla yeni bir yasal düzenleme yapma gereği doğmuş ve bu bağlamda TBMM Adalet Komisyonu’nca “Tapu Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” hazırlanmıştı. Tasarının son hali Meclis Genel Kurulu’nda 03.07.2008 tarihinde görüşüldü. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı dikkate alınarak hazırlanan tasarı Genel Kurulca kabul edildi.

Kanuna göre:

Yabancı uyruklu kişi ve kuruluşlar, uygulama imar planı ve mevzi imar planı sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünün yüzde 10’una kadar olan kısımda taşınmaz edinebilecek. Yabancı şirketlerin askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve stratejik bölgelerdeki taşınmaz edinimleri ise Genel Kurmay Başkanlığı’nın iznine tabi olacak. 

Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde, kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin, sulama, enerji, tarım, maden, sit, inanç ve kültürel özellikleri nedeniyle korunması gereken alanlar, özel koruma alanları, flora ve fauna özelliği nedeniyle korunması gereken hassas alanlar ile stratejik yerlerde kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının tescile esas koordinatlı harita ve planları içeren teklifi üzerine belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak.

Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya katıldıkları tüzel kişiliğe sahip şirketler, ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilecek ve kullanabilecek. Taşınmazların Türkiye‘de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli şirkete devrinde ve taşınmaz maliki yerli sermayeli bir şirketin hisse devri yoluyla yabancı sermayeli hale gelmesi halinde de aynı esas uygulanacak. Türkiye’de kurulu yabancı şirketlerin tasfiyesi halinde ise şirketin sahip olduğu taşınmazın, şirket ortağı yabancı gerçek kişiler veya yurt dışında kurulan yabancı tüzel kişilikler tarafından elde edilmek istenmesi halinde, yasanın 35. madde hükümleri uygulanacak.

Yabancı şirketlerin, askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve stratejik bölgelerdeki taşınmaz edinimleri ise Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Genelkurmay Başkanlığı ya da yetki vereceği komutanlıkların iznine tabi olacak. Özel güvenlik bölgelerindeki taşınmaz edinimi ise valiliklerin iznine tabi olacak. Kanun hükümlerine aykırı kullanıldığı tespit edilen taşınmaz ve sınırlı ayni haklar ise Maliye Bakanlığı‘nca tanınacak sürede sahibi tarafından tasfiye edilmediği takdirde bunlar tasfiye edilerek bedele çevrilecek ve hak sahibine ödenecek.

Yabancıların çalışma izinleri

19.06.2009

YURTDIŞI BAŞVURU İLE ÇALIŞMA BAKANLIĞINA DOSYA TESLİMİ:


4817 sayılı
yabancıların çalışma izinleri Hakkında Kanunun 5 inci maddesi gereğince, süreli çalışma izni iş piyasasındaki durum, çalışma hayatındaki gelişmeler, istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişiklikleri dikkate alınarak, yabancının ikamet izninin süresi ile hizmet akdinin veya işin süresine göre, belirli bir işyeri veya işletmede ve belirli bir meslekte çalışmak üzere en çok bir yıl geçerli olmak üzere verilmekte, bir yıllık kanuni çalışma süresinden sonra, aynı işyeri veya işletme ve aynı meslekte çalışmak üzere çalışma izninin süresi üç yıla kadar uzatılabilmektedir.
Yurtdışından yapılan yabancı çalışma izin taleplerinin değerlendirilebilmesi için yabancının uyruğunda bulunduğu veya daimi ikamet ettikleri ülkedeki T.C. temsilciliklerine yapılan başvuruyu takiben en geç üç işgünü içerisinde Yönetmelikte öngörülen diğer belge ve formların Çalışma Bakanlığına teslimi zorunludur.
Bu süre aşıldığı takdirde yapılan çalışma izni başvurusu değerlendirmeye alınmamaktadır


YABANCI ÇALIŞMA İZİNLERİ BAŞVURUSU İÇİN İSTENİLEN VE BAŞVURUYA EKLENECEK BELGELER

YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ MÜRACAATINDA İSTENİLEN BELGELER
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hitaplı çalışma izni talep dilekçesi,
Yabancı Personel Başvuru Formu (4 nüsha, son altı ay içerisinde çekilmiş fotoğraflı, işveren ve yabancı personelin orijinal imzalarını içeren. İşveren ve yabancı personelin her ikisinin de orijinal imzasının olmadığı durumlarda taraflar arasında yapılmış bireysel sözleşme veya işverence yapılan iş teklifinin işçi tarafından kabul edildiğine dair işe kabul belgesi veya onaylı sureti.)
Yurtiçi başvurularda noter onaylı ve Türkçe tercümeli pasaport sureti, yurtdışı başvurularında yeminli mütercim onaylı Türkçe tercümeli pasaport sureti,
Mesleki hizmetler kapsamında çalışacak yabancılar ile Bakanlığın gerekli gördüğü diğer mesleklerde çalışacak yabancılardan noter onaylı ve Türkçe tercümeli diploma sureti,
Türkiye’den yapılacak yabancı çalışma izni başvuruları için, geçerli İkamet Tezkeresi, (İkamet tezkeresinin süresinin en az altı ay olması ve başvurunun bu süre içerisinde yapılması zorunludur)
Özgeçmiş (ilişikteki özgeçmiş formatı doldurulacaktır.)
Yabancı personel ve sanatkar çalıştıracak Belgeli Turizm İşletmeleri için:
İş mukavelesi,
Döviz gelirlerine ait belgeler,
Bonservisler (Ciddiyeti konusunda tereddüt yaratan müesseselerin bonservisleri hariç),

Mesleki hizmetler kapsamında yabancı çalışma izni talep eden yabancının yukarıdaki belgelere ek olarak
Yurt dışında yüksek öğrenim görmesi halinde 2547 sayılı Kanunun 3 ve 7/p maddeleri uyarınca, “Yurt dışı Yüksek Öğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği’ne uygun olarak alacağı “Diploma Denklik Belgesi”,
Ülkesindeki meslek kuruluşundan mesleğini icra ettiğine, kendi ülkesindeki meslek örgütüne üye olduğuna ve “meslekten men cezası olmadığına” ilişkin son altı ay içinde alınmış belge,
Danışmanlık ve teknik tedrisat amacıyla hizmet sunması durumunda, iş tanım belgesi ile sözleşme (firma-firma arası veya firma-kişi arası) örneği,
Mühendis, mimar ve şehir plancılarının her tür ve ölçekte danışmanlık ve teknik tedrisat amacıyla uzman olarak hizmet sunması ya da kamu kurum ve kuruluşlarınca uluslararası ihale açılmış projelerde proje hazırlaması ve imza yetkisi alması durumunda, noter ya da konsolosluk onaylı ve yalnız bu işe münhasır kalmayı öngören taahhütname ibraz etmesi gerekmektedir.

Yabancılar Çalışma izin türlerine göre başvuruya esas istenilen diğer belgeler aşağıda yer almaktadır.

Yabancılar Süreli Çalışma İzni
- Türkiye’de çalışmak üzere gelen yabancının eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının çalışma izni talebinde bulunmaları durumunda, yabancı ile birlikte en az beş yıl süreyle kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olduklarını kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,
Yabancılar Süresiz Çalışma İzni
- Yabancının en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması şartının yerine getirildiğini kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,
- Yabancının toplam altı yıllık kanuni çalışmasının bulunması şartının yerine getirildiğini kanıtlayan ilgili mercilerden alınan belge,
- Mühendis, mimar ve şehir plancısı olarak çalışacak yabancıların, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 36 ncı maddesine istinaden alması gereken geçici üyelik belgesi.

Yabancılar Bağımsız Çalışma İzni
- Yabancının geldiği ülkeden alacağı vergi sicil belgesi,

- Yabancının icra etmeyi arzuladığı faaliyete yönelik bilimsel, teknik veya mesleki eğitimi olduğunu ispatlayan belgeler,

- Mühendis, mimar ve şehir plancısı yabancının icra etmeyi arzuladığı faaliyete yönelik akademik ve mesleki yeterliliği olduğunu kanıtlayan yetkili mercilerden alınmış belgeler,

- Yabancının en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olması şartının yerine getirildiğini kanıtlayan emniyet makamlarından alınan belge,

- Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinde istenilebileceği belirtilen belgeler

Yabancılar İstisnai Çalışma İzni
- Yabancıların Kanunun 8 inci maddesinde sayılan statülerini kanıtlayan belgeler,

- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için, vukuatlı nüfus kayıt örneği,

- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için noter onaylı evlenme cüzdanı sureti,

YABANCI PERSONEL İSTİHDAM EDECEK KURUM/KURULUŞTAN İSTENİLEN BELGELER

- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hitaplı çalışma izni talep dilekçesi,

- Son yıla ait, vergi dairesince onaylı bilanço ve kar/zarar tablosu,

- Kuruluş yabancı sermayeli ise, kuruluşun en son sermaye ve ortaklık yapısını gösteren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin aslı veya kuruluşça onaylı örneği,

- Yabancı uyruklu öğretmen istihdam edecek Özel Öğretim Kurumları için; Kurum Ruhsatı ve Milli Eğitim Bakanlığı onay yazısı suretleri,

- Turizm kuruluşlarının istihdam edecekleri idari personel için varsa Turizm Bakanlığı’ndan alınmış işletme ve yatırım belgesinin sureti,

- Kamu kurum ve kuruluşlarınca uluslararası ihale açılmış projeleri yapma hakkı kazanmış kuruluşların (konsorsiyumlar dahil) ilgili kurum ve kuruluştan alacakları işi yüklendiklerini tevsik eden belge,

- Mühendislik, mimarlık, müteahhitlik ve danışmanlık hizmetleri kapsamında yabancı uzman istihdam edecek tüzel kişiliklerde, aynı meslekte Türk mühendis/mimar/şehir plancısı istihdam edildiğini ispata dair ücret bordrosu ve yabancı ile yapılan sözleşme örneği.

YABANCILAR ÇALIŞMA İZNİ’NDE BAŞVURUYA EK BELGELER

- Yabancı, ortak temsilcisi ya da kilit personel ise, durumunu kanıtlayan yetkili makamlardan onaylı işverenince verilen belge,

- Vatandaşlık Kimlik Belgesi örneği,

- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için, vukuatlı nüfus kayıt örneği,

- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için noter onaylı evlenme cüzdanı sureti,

- Türk soylu olduğuna ilişkin belge,

- Mesleki eğitim diploma ve sertifika örnekleri,

- Bonservis, referans mektubu, görevlendirme yazısı, kabul yazısı gibi diğer belgeler.

Yabancıların çalışma izinleri
YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ İŞLEMLERİ SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN USUL VE ESASLAR :
Yabancılar çalışma izni Başvurusu
yabancı çalışma izni
Yurt içinden çalışma izin talebinde bulunabilmek için; yabancı şahsın Emniyet makamlarınca verilmiş bulunan ve en az altı ay süreli ikamet tezkeresinin bulunması ve başvurunun bu süre içerisinde yapılmış olması gerekmektedir. Öğrenim amacıyla verilmiş ikamet tezkereleri kabul edilmemektedir.
En az altı ay süreli geçerli ikamet tezkeresi bulunmayan yabancılar, yurt dışından çalışma izni için başvurularını, uyruğunda bulundukları veya daimi ikamet ettikleri ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine yaparlar. Ancak bu başvuruyu müteakip en geç üç işgünü içinde başvuru için istenilen tüm bilgi ve belgelere ait müracaat dosyasının (ilgili işverenlikçe) Bakanlığımıza teslimi gerekmektedir.
İşyeri Değişikliği
Herhangi bir işyerinde çalışmak üzere çalışma izni almış ve izin süresi sona ermemiş bulunan bir yabancının Türkiye’deki farklı unvanlı başka bir işyerinde çalışmak istemesi halinde yeniden çalışma izni talebinde bulunması gerekmektedir. Önceki işyerindeki çalışma iznine istinaden verilmiş veya bu nedenle temdit edilmiş (uzatılmış) olan ikamet tezkeresi yeni başvuru için geçerli kabul edilmemektedir. Bu durumdaki yabancıların önceki işyerinden ayrılışlarını Emniyet makamlarına bildirerek bunu İkamet tezkeresine işletmeleri ve tezkerenin en az altı ay süreyle yenilenmiş olarak ibrazı gerekmektedir.
Farklı unvanlı bir işyerinde çalışma istemiyle yapılacak izin istemleri, ilk başvuru gibi ele alınacağından, Yönetmelik ekinde belirtilen tüm belge ve formların doldurularak yeniden müracaatta bulunulması gerekmektedir. Ayrıca, daha önce çalışılan tüzel kişilikten alınacak ilişik kesilmesine ilişkin yazı başvuruya eklenecektir.
Eksik Belge
Başvuruya esas nitelikteki evrakların eksik olduğu tespit edilen başvuru dosyaları derhal işlem dışı bırakılarak dosya iade işlemi yapılmakta, gerektiğinde ya da tekrar aynı şekilde başvuru yapıldığında talep reddedilmektedir.
Elden eksik evrak alımı yasaktır. Eksik evraklar bir dilekçe ekinde Bakanlığımız Genel Evrak servisine teslim edilecektir.
Yabancı Personel Çalışma İzni Başvuru Formu
Yabancı Personel Başvuru Formunda yer alan bütün alanlar mutlaka doldurulacaktır. Yabancı personel ya da firmaya uygun olmadığı için cevaplanamayacak sorular için de sorunun neden boş bırakıldığı cevap kısmına yazılacaktır. Örneğin yabancı şahıs şirket ortağı ise ve aylık ücret almıyorsa; Ücret kısmına: “Şirket Ortağı” açıklaması yazılacaktır.
Çalışma izin başvurusunda bulunulan Şirkette görev yapan Türk ve yabancı tüm personelin SSK veya Bağ-Kur kayıtlılık durumunu gösterir son aya ait prim bordrosunun ibrazı zorunludur.
Başvuru formunda yabancıya ödeneceği beyan edilen ücret miktarının yabancının meslek, kariyer ve yapacağı görev ile bağdaşır seviyede olması gerekmektedir. Yabancıya Meslek ve göreviyle uyumlu olmayan bir ücret ödeneceğinin beyan edilmesi durumunda çalışma izin talebinin reddi söz konusu olabilmektedir.
Sadece Yabancı Personel Başvuru Formu 4 nüsha olarak doldurulacak olup, diğer tüm belgeler sadece birer adet konulacaktır.

Yabancılar Çalışma İzin Belgesi Süre Uzatımı
Süre uzatımı müracaatlarında mevcut çalışma izninin bittiği tarihten geriye doğru en fazla iki aylık sürede olmak kaydıyla, izin süresi sona ermeden uzatma başvurusunda bulunulabilir. Süresi sona ermiş bir çalışma izninin uzatılması için, sürenin bitiminden itibaren en geç onbeş gün içinde uzatma talep dilekçesi ve eklerinin Bakanlığımız Genel Evrak Kayıtlarına girmiş olması gerekmektedir.
Süre uzatımı müracaatlarında Bakanlığımızdan alınmış bulunan Çalışma izin belgesi aslının fotoğraflı, işveren tarafından imzalı ve kaşeli/mühürlü olarak ibrazı zorunludur.
Süre uzatımı müracaatlarında Şirketin vergi borcunun bulunmadığına dair Vergi dairelerinden alınacak yeni tarihli yazı aslının ibrazı zorunludur.
Bir şirket tarafından yapılacak birden fazla yabancıya ait çalışma izin başvurusunda Şirkete ilişkin olarak ibrazı zorunlu belgelerin her yabancının dosyasına ayrı ayrı değil sadece bir adet konulması yeterli olacaktır. Ancak diğer başvurularda Şirkete ait evrakların hangi dosyada olduğu belirtilecektir.
Şirket veya işletmenin son yıla ait, vergi dairesince onaylı bilanço ve kar/zarar tablosu, (Tablolar Yeminli Mali Müşavirlerce de onaylanabilir) Özel hesap dönemi bulunan şirketler hariç olmak üzere, her yıl 1 Nisan tarihinden sonra yapılacak başvurularda, şirketin geçmiş yıla ait bilanço ve kar/zarar tablosu ibraz edilecektir. Örneğin; 01.04.2009 tarihinden sonra yapılmış müracaatlarda 2008 ve 2007 yıllarına ait mukayeseli tablolar dosyaya konulacaktır.

 

 
 
Best viewed in 1024x768 resolution and I.E 6.0+ or Mozilla Firefox 1.5+
All rights reserved 2007© Uslu Hukuk Bürosu | Design & Development : Oğuz & Özay Advertising